Kişisel Gelişim

Yaratılışın 8 Temel Yasası

Yaratılışın yasalarını öğrenerek onlara uyumlanın!

Evrensel Yasalar

1. Dikkat Yasası

Dikkatinizi verdiğiniz her şey gerçekleşir. Büyük, küçük, iyi ya da kötü olmasının hiçbir önemi yoktur. Evrensel yasa, ortaya çıkan sonucun dikkatinizi verdiğiniz şeyle tamamen doğru orantılı olduğunu garanti eder.

Dikkatinizi vermek, düşüncelerinizi, kelimelerinizi ve eylemlerinizi odaklamaktır. Materyal, üç boyutlu dünyada ‘görmek inanmaktır’ diye bir deyiş vardır. Ancak, bilgeler her zaman ‘inanmak görmektir’ der. Günümüzde atom altı fizik, bilgelerin ve mistiklerin çağlar boyu dile getirdikleri bilgileri kanıtlamaktadır.

Deneyi yapan kişinin düşünceleri deneyin sonucunu etkiler. Fizikçiler kuarkların odaklanmış düşünceler sayesinde şekillendirilen atom altı parçacıklar olduğunu söylemektedir. Günümüzde bu değişimi filme kaydetmek de mümkündür. Birey odaklanmayı bıraktığında parçacıklar ortadan kaybolur. Sonuçlar deneyi yapan kişinin beklentilerine göre farklılık gösterir. Yaşamlar da bireyin beklentilerine göre farklılık gösterir. Benzer bir durumla karşı karşıya kalan on kişinin hepsi birbirinden farklı sonuçları gözünde canlandırır. Buna bağlı olarak her biri diğerinden biraz daha farklı bir sonuca ulaşır. Kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratırız. Günümüzde bilim de bu evrensel gerçeği desteklemektedir.

Düşüncelerinizi neye odakladığınıza dikkat edin.

Dikkatinizi bir endişe ya da korku üzerinde yoğunlaştırırsanız, onu harekete geçirerek gerçeğe dönüşmesine yol açarsınız. Olabilecek en kötü senaryoları sürekli aklınızdan geçirmek ya da durmadan korkularınızdan bahsetmek, onları hayatınıza çekmenin etkili bir yöntemidir.

Olumlu düşünceler olumsuz düşüncelerden daha etkilidir. Olumlu durumlara odaklanın. Düşünceleriniz ve konuşmalarınızda olumlu durumlara yönelin. Niyetiniz karşısında olumlu bir yaklaşım benimserseniz hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Kitap yazıyor, resim yapıyor, bir ev inşa ediyor ya da herhangi bir projeyle ilgileniyorsanız, bitmiş, mükemmelliğe ulaşmış halini gözünüzde canlandırın. Bu hayale bağlı kaldığınız ve gerekli çabayı gösterdiğiniz sürece, başarılı olacağınız kesindir. Neyi hayal edeceğinize karar verin, kendinizi ona adayın, gerekli çabayı gösterin, tüm dikkatinizi ona odaklayın. Hayatınızın nasıl güzelleştiğine hayret edeceksiniz.

2. Akış Yasası

Bir nehir gibi akan enerjiden meydana gelen bir Evren’de yaşıyoruz. Hiçbir şey durağan değil. Her şey hareket halinde. Hiçbir şey ve hiç kimse diğer şeylerden ayrı ya da onların etki alanının dışında değil. Bu yüzden Kuzey Kutbu’ndaki bir kutup ayısı hapşırdığında, Sahra Çölü’ndeki bir kum tanesinin yerinden oynaması kaçınılmazdır.

Kendinizi biraz daha fazla sevmenizin dünyanın öbür ucundaki bir yabancıyı etkilemesi de bu yüzdendir. Bir nehir akarken, arada hiçbir boşluk kalmaz. Akışı engellenirse sonunda taşar. Su duyguları simgeler. Duygular engellendiğinde durgunlaşarak ilişkilerin tıkanmasına ve yapmacık bir hal almasına yol açarlar. Bunun sebebi engellenen akışın durgun bir havuza dönüşmesidir. Bir taşkının yanından geçmek keyiflidir, fakat sizi uzaklara sürüklemesi ihtimali yüzünden içinde yüzmek tehlikeli olabilir. Duygularınız bir taşkına dönüştüyse, insanlar boğulmaktan korktukları için size fazla yaklaşmaktan çekinebilirler.

Ancak, insanlar huzur verici, berrak bir nehrin yanında oturmak isterler. Huzurun, berraklığın ve sakinliğin tadını çıkarmak isterler. Böyle bir nehirde yıkanmak güvenlidir. Duygularınız huzurlu, sakin ve berraksa, birçok kişi sizinle yakın ilişkiler kurmak isteyecektir. Auranızda yıkanmak isteyecekleri için kişisel ilişkileriniz yolunda gidecektir.

Bu yüzden duygularınızın akışına dikkat edin ve ilişkileriniz üzerindeki etkisini gözlemleyin. Akış Yasası hayatın her alanını yönetmektedir. Bir cinsellik taşkını heyecan verici olabilir, fakat içine çekilmek endişe verici ve tehlikelidir. Cinsellik çocuklukta konulmuş yasaklar ya da geçmiş yaşam deneyimleri yüzünden bastırıldığında, seksüel bir ilişki rahatsızlık verir. Cinsel enerjinizin güzel bir akışı varsa cinsel hayatınız da güzel olur.

Yaratıcı enerjiniz akıyor mu, yoksa baskı altında mı ? Yaratıcılığınız hızla aklınıza gelen fikirlerin birbirine karışıp sonunda başarısızlıkla sonuçlandığı bir taşkın mı? Yoksa yaratıcı enerjiniz sizin ve etrafınızdakilerin kontrol edebileceği bir hızla akarak sizin yeni fikirler üretebilen yaratıcı bir insan olmanızı mı sağlıyor? Ağzına kadar dolu olan bir dolaba yeni eşyalar koymak imkansızdır.

Para, giysiler, fikirler ya da eski kırgınlıklar; biriktirdiğiniz şey her neyse, yenilerinin hayatınıza girebilmesi için ihtiyaç duyduğunuz boşluktan mahrum kalırsınız. Yenilikleri hayatınıza kabul edebilmek için eski şeylerden kopmanız gerekir. Eski duygulara tutunuyorsanız, eski anılara saplanarak yeni ve daha fazla mutluluk verici durumların yaşamınıza girmesini engellersiniz.

Akış Yasası, evinizdeki çöpleri attığınız anda başka bir şeyin onların yerini alacağını garanti eder. Çöplerin yerini daha fazla çöple doldurmayı ya da yaklaşımınızı değiştirerek daha güzel şeyleri kendinize çekmeyi seçebilirsiniz. Hala aynı düşüncelere sahipseniz aynı koşullar geri dönecektir. Ne kadar önemsiz olursa olsun, bazı değişiklikler yapmaya başladığınızda, otomatikman farklı şeyler yaşamınıza girecektir.

Doğa boşluk oluşmasına müsaade etmez. Bu yüzden boşalan yerler her zaman başka şeyler tarafından doldurulacaktır. Sizin göreviniz yeni gelenin eskisinden daha iyi olmasını sağlamaktır.

3. Bereket Yasası

Sevgi, keyif, mutluluk, zenginlik, başarı, canlılık, neşe, cömertlik ve yaşamın tüm güzel yönleriyle akmak berekettir.

“Yaşamın yüksek nitelikleriyle aktığımızda bereket hayatımıza girer.”

Yaşam enerjinizin bereketli bir biçimde akması doğuştan sahip olduğunuz en doğal hakkınızdır, çünkü hepimiz için geçerli olan ilahi dilek budur. Kaynağın açık yürekli cömertliğinden faydalanmanıza sadece tek bir şey engel olabilir – bilinciniz. Bereketin akışı size doğru yönelmiş olmasına rağmen, düşünceleriniz, inançlarınız, anılarınız ve kendinize biçtiğiniz değer, onu kabul etmenize engel olur.

Bahçenizdeki güzel gül çalısının gövdesine dolanmış bir sarmaşık onun yaşam gücünü emiyorsa, o çalı bereketli değildir. Şimdilik muhteşem çiçeklerle ışıldıyor olabilir, fakat yaşam enerjisinin akışını durduran sarmaşığı yerinden sökmedikçe bu çiçeklerin yerini yenileri almayacaktır. İyi bir bahçıvan gül çalısının gelişimini engelleyen bitkiyi yerinden sökerek onun muhteşem çiçekler açmaya devam etmesini sağlayacaktır. Bereket enerjinizin akışını engelleyen inançları bir kenara bırakmak size kalmıştır.

Tüm ilişkilerden keyif almanın anahtarı sevgidir. Kalbimizi kapattığımızda, hak ettiğimiz sevgi bereketinin akışını engelleriz. Reddedilmek ve incinmeye dair inançlarımız ve korkularımız, bir sarmaşık gibi kalbimizi ele geçirir. İlişkilere tutunmamıza ya da insanlarla aramıza mesafe koymamıza sebep olurlar. Zihnimiz hakimiyeti ele geçirdiğinde sevmeyi bırakır, karşımızdaki kişinin kusurlarını görmeye başlarız. Ardından birbirimizin egolarıyla bağlantı kurarız. Egonuz düşük benliğinizin korkusundan kaynaklanır ve sevgi akışını engelleyen tıkanmalara sebep olabilir.

Sevmek karşınızdaki kişinin tanrısallığını görmek ve onun ruhuyla bağlantı kurmaktır. Sevmek tutkularımızın da özgürce akmasına izin verir. Birbirine aşık bir çift, yeni doğan bebeğini seven bir anne, birbirine ilham veren iş arkadaşları, aynı ilgi alanlarını paylaşan arkadaşlar . . . Hepsi de sevgiyle ışıldar. Sevgiden daha çekici bir enerji olmadığı için, etraflarındaki herkes gülümser. Kaynak sevgidir, bu yüzden hiçbir kısıtlama yoktur. Sevgi Tanrı’nın kalbinden hepimize akar, bu yüzden sevgi bereketinin size ulaşabilmesi için kalbinizi açmanız yeterlidir.

Başarı belirli bir edinim değil, ruhsal bir durumdur. Başarı olarak belirlediğiniz bir hedefe ulaşmaya tamamen odaklandığınızda, ona ulaştığınız zaman anlık bir coşkuya kapılırsınız. Sonra başka bir hedef belirleyip yeniden çabalamanız gerekir. Bu yüzden başarı bir nehrin akışını engellemeye çalışmak değildir. Bu şekilde davranmak strese girmenize) hayal kırıklığına kapılmanıza ve kendinize biçtiğiniz değerin azalmasına sebep olur. Başarının bereketli olması yaşamın akışına ayak uydurmaya) akıntılardan faydalanmaya ve yolculuğunuzun tadını çıkarmaya bağlıdır.

Bereket Yasası gayet basittir. Hayatınızda daha fazla dostluk istiyorsanız başkalarına dostça davranın. Dostluk enerjisi akışınızı engelleyen şüphe, sıkıntı ya da kırgınlık engellerini ortadan kaldırın. Hayatınızda daha fazla mutluluk istiyorsanız, sizi mutsuz eden düşüncelerin, inançların ya da anıların geçmişten kaynaklandığını hatırlayın.

Bulunduğunuz an içinde hiçbir gerçeklikleri olmadığını anımsayın. Kendinizi gülümsemeye alıştırın.
Hayatınızda daha fazla bakım ve ilgi görmek istiyorsanız, onları yaşamınıza kabul etmenizi engelleyen bariyerleri ortadan kaldırın. Kabul etmeye hazır olduğunuzda, etrafınızdaki insanlar otomatikman sizinle ilgilenmeye başlayacaklardır. Bereket bilincine sahip olduğunuzda, maddi zenginlikler size doğru akar.

4. Netlik Yasası

Ne istediğiniz konusunda tamamen net olduğunuzda, herkes mesajınızı doğru bir biçimde algılar ve ona göre davranır.

Netlikten yoksun olmak ruhsal enerjinizi bağlayarak sizi kafa karışıklığı içinde bırakır. Netlik sizi özgürleştirerek yolunuzda ilerlemenize olanak verir ve önünüzde yeni kapılar açılmasını sağlar.

Köşeye sıkıştığınızda net kararlar vermek sizi özgürleştirir.

Endişelendiğimizde, tüm olası sonuçları durmadan aklımızdan geçirerek kendimizi yorduğumuzda, karanlıkta kalmışız demektir. Bir şey yapmaya hazır olduğunuzda başınızın üzerinde bir ışık yandığını hayal edin. Bir iş kurmayı düşünüyor, bir yandan da hala bazı olanakları araştırıyorsanız, bu ışık sönüktür. Fakat bunu yapmaya karar verdiğiniz anda “Böyle bir iş kurmaya karar verdim;’ dersiniz. Ardından başınızın üzerindeki ışık yanmaya başlar.

Net bir karar verdiğiniz anda başınızın üzerinde bir ışık yanar. Evren’deki Yüce Güçler bu ışığı görerek hayalinizi gerçekleştirmeniz için sizi desteklemeye başlarlar. Yoğun bir sisin içinde ilerliyorsanız kısa süre içinde yolunuzdan sapabilir ve büyük bir hızla tamamen kaybolabilirsiniz. İnsanlara, durumlara ya da kendi kişisel kaygılarınıza bağlı olarak çemberler çizebilir, hangi yöne gitmeniz gerektiği konusunda hiçbir fikre sahip olmayabilirsiniz.

Netlik Yasası’nı harekete geçirmenin iki yöntemi vardır. Yolunuzdan sapmış, kaybolmuş, hayal kırıklığına kapılmış bir haldeyseniz, yoğun sis yüzünden hangi yöne doğru gitmeniz gerektiğini göremiyorsanız, güneş bu sisin dağılmasını ve nerede olduğunuzu görmenizi sağlayana dek sabırla bekleyin. Bunu yaparsanız, gitmeniz gereken yönü net olarak görebilirsiniz. Diğer taraftan, uzun süredir çemberler çizerek yürüdüğünüz için etrafı sürekli sisle çevrili bir vadiye vardıysanız, herhangi bir yöne doğru ilerlemek üzere bir karar alın.

Ne kadar korkutucu ya da zor olursa olsun, bir karar almanız gerekir, fakat manzara netleşinceye dek yolunuzda büyük bir dikkatle ilerleyin. İngilizce ‘karar’ anlamına gelen ‘decision’ kelimesi Latince ‘kopmak’ anlamına gelen decedere kelimesinden türemiştir. Verdiğiniz karar tüm diğer olasılıklardan kopmanıza sebep olur. Bunun ardından seçtiğiniz rotaya odaklanmanız gerekir. Evrensel yolculuğunuzda ilerlemenizin en hızlı yolu net kararlar alıp onları uygulamaktır.

Netlik geleceğin kapılarının önünüzde aralanmasını sağlar.

Doğruluk, dürüstlük, içtenlik ve tutarlılık, n etliğin özellikleridir. Diğer insanlar bu özelliklerin varlığını sezip, size güvendikleri için güzel tutumlar sergilerler. İstekleriniz ve ihtiyaçlarınız konusunda Evren’e net mesajlar
gönderin. Anlaşılmaz sözler geveler ya da ne istediğinizi bilmezseniz, gökyüzündeki büyük mağazaya karmaşık mesajlar gönderir, sipariş etmediğinizi düşündüğünüz bazı şaşırtıcı şeylerle karşılaşabilirsiniz. Net düşünceler ve niyetler Evren’den istediğiniz şeyleri hayatınıza çekmenizi sağlar. Asla unutmayın. Siz bir üstatsınız. İhtiyaç duyduğunuz şeyleri sipariş etmek ve siparişin size ulaşacağını ummak hakkınızdır.

5. Niyet Yasası

Yüzmeye gitmek istediğinizde, bundan vazgeçebilirsiniz. Fakat yüzmeye gitmeye niyetliyseniz, bu niyetinizi gerçekleştirebilmek için tüm engellerin üstesinden gelirsiniz. Aynı şekilde, kitap yazmaya niyetlenen bir insanın başarılı olma ihtimali, kitap yazmayı umut eden bir insanınkinden daha fazladır. Niyetler; istekler, dilekler ve umutlardan çok daha etkilidir. Niyet etmek bazı şeylerin gerçekleşmesini sağlayan bir gücü serbest bırakır. Bir okçu hayal edin. Okunu atmadan önce, yayını geri çekip ‘gergin’ tutarak hedefine nişan alıyor. Hayatta neyi hedeflerseniz hedefleyin, gerekli enerjiyi toplayıp hedefinize nişan alırsanız, hayalinizin ardından Evren’in gücü harekete geçer. Niyetinize gerçekten ulaşamasanız bile, güçlü bir enerjiyi harekete geçirmiş olursunuz.

Niyetleriniz asil ve onurlu olduğunda, planınız gerçekleşmese bile ideallerinizin saflığı için ödüllendirilirsiniz.

“Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir” diye bir deyiş vardır. Bunun anlamı hedefe nişan alınmasına rağmen yayın geriye doğru çekilip gerilmemesidir. Ortada bir enerji yoktur. Bu yüzden hiçbir şey olmaz. Ok hedefe doğru uçmaz. Bazen de doğru nişan alınmadığı için ok hedefi ıskalar. Sinnen kelimesinin Sanskritçe kökü bir hedefe nişan alıp ıskalamak anlamına gelir.

Niyetiniz açık olduğu halde hiçbir şey olmuyorsa, bir sebepten ötürü hedefinize ulaşamıyor olabilirsiniz. Şunu gözünüzde canlandırın: Hedefinize bakıyorsunuz. Yayınızı kaldırıp nişan aldığınız sırada hedefınizle aranızdan bir hayvan geçiyor. İzleyiciler ‘Dur’ diye bağırıyor. Yayınızı indirip bekliyor, sonra yeniden başlıyorsunuz. Beklemenizin her zaman yüce bir amacı vardır.

Niyet, havada ilerleyen bir ok gibidir. Hiçbir şey onu yolundan döndüremez. Bu yüzden dikkatle nişan alın.

6. Refah Yasası

Tüm ebeveynler sevgili çocuklarının refah içinde yaşamasını ister. İlahi Kaynak, onlardan farklı değildir. Siz Evren’ in sevgili çocuğusunuz. Artık kutsal mirasınıza sahip çıkarak refah içinde yaşamanızın vakti gelmiştir. Bazı şeyler sizi mahrumiyet içinde tutarken, bazıları da refah içinde yaşamanızı kolaylaştırır.

Bir bitkiyi ele alalım. Onu böceklerle dolu, gereğinden çok ya da az suladığınız, çok fazla ya da çok az güneş alan, uygun olmayan bir toprağa ekip de çiçeklenmesini bekler misiniz? Bitkinin köklerini ya da büyüme alanını kısıtlarsanız, asla su vermezseniz ya da sürekli başka bir yere ekerseniz, öleceğini bilirsiniz. Bu yüzden onu güzel bir toprağa eker, yeterince sular ve güneş görmesini sağlarsınız. Ona büyüme özgürlüğü verir, kök salabileceği güvenli bir alan yaratırsınız. Bitkinizi korur ve onunla ilgilenirsiniz. Çiçeklenmeye teşvik edersiniz. Solmanıza ya da çiçeklenmenize sebep olan evrensel yasalar için de aynı şey geçerlidir. Size yardımı dokunmayan bir zihniyet, verimsiz toprak gibidir. Refah içinde yaşamayı hak etmediğinizi düşüncesi, taşlı topraktan farksızdır. Kendinize inanmak ise zengin, verimli topraktır. Korku ve duyarsızlık yaşam enerjinizin çekilmesine sebep olurken, coşku, neşe ve umutlarınız gelişmenize olanak verir.

Kendinizi yaratıcı bir biçimde ifade edin. Kendinize gelişme özgürlüğü tanıyın. Size bahşedilen yetenekleri geliştirin. Refah içinde yaşamaya başladığınızı göreceksiniz. Evrensel havuzdan hayatımıza çektiğimiz nitelikler bilincimize göre çeşitlilik gösterir. Ya yoksulluk ya da bereket bilincini taşırsınız. Evrensel yolda ilerleyen birçok kişi, önceki yaşamlarında yoksulluk yemini ettikleri tarikatlara katılmıştır. Bunu yapmaları o dönem için uygun bir davranış olsa da, bu yemin hala geçerliliğini sürdürüyorsa, paraları olduğu için kendilerini suçlu hissetmelerine sebep olarak önlerinde engel teşkil eder. Bu durumun sizin için geçerli olduğundan şüpheleniyorsanız, ettiğiniz yemini ya da yeminleri serbest bırakmak için dua edin ya da bunu yapmanıza yardımcı olabilecek bir ruhsal terapistten randevu alın.

Çoğu yaşlı ruh, maddiyata genç ruhlar kadar değer vermemektedir. Geçmiş yaşamlarında maddiyatın peşinden koştukları ve onun bir yanılsama olduğunu öğrendikleri için, bu anlaşılabilir bir durumdur. Bazen esas noktayı gözden kaçırarak maddiyatın evrensel olmadığını hissederler. Birçok iyi insan zenginliğin günahkarlık olduğunu düşünür.

Aslında bunun tam tersi doğrudur.

“En yüksek evrensel değerlerden biri zengin olmak ve bu zenginliği akıllıca ve sevgiyle kullanmaktır!”

Yoksulluk bilincinin altında büyük bir korku yatar. Finansal durumları yüzünden endişelenen birçok insandan ümitsiz, korku dolu mektuplar alıyorum. Tüm enerjilerini yoksulluğa odaklanarak harcıyorlar.

Para yüzünden endişelenmek evrensel bir davranış değildir. Açgözlülük finansal hazımsızlıktır. Bir açık büfeye davet edildiğinizde tabağınızı karnınızı doyurmanıza yetecek miktardan çok daha fazla yemekle doldurmaktan bir farkı yoktur. Sizi hasta eder ve bir şekilde enerjinizi tüketir. Paranızın akmasına izin vermeden onu bir banka hesabında biriktirirseniz, Evren’e daha fazlasını istemediğiniz mesajını vererek size para göndermeyi bırakmasına sebep olursunuz.

Lao Tzu (Taoizm) “Yeterince şeye sahip olduğunu bilen kişi zengindir” der. Evrensel açıdan ideal olan, bize yetecek kadar şeye sahip olmak ve bu kadarının yeterli olduğunu bilmektir.

Dar görüşlü, katı ve eli sıkı bir insansanız, yoksulluk bilincine ait tutumlar benimsediğiniz için kendinizi asla tatmin olmuş ve mutlu hissetmezsiniz. Yüce gönüllü, açık fikirli ve cömert insanlar her zaman kanaatkar ve mutludur. Benimsedikleri bereket bilinci bu durumu garantiye alır.

Doğuştan hakkımız olan nimetleri ve onların beraberinde getirdiği sorumluluk ve gücü kabul ettiğimizde gerçek refaha kavuşuruz.

7. Tezahür Yasası

Gönlümüzde yatan isteklerimizin sembolleriyle akan bir ilahi bilinç okyanusunda yaşıyoruz. Hayatınıza çekmek istediğiniz şeyler, oltanızı çekmenizi bekleyen güzel balıklar gibi cisimsizlik boyutunda yüzerler. Her balığın kendine ait bir frekansı vardır ve kutsal dalga boyunda yayın yapar. İlk göreviniz kendinize çekmek istediğiniz imgelemin titreşimsel frekansına uyumlanmaktır. Bunun anlamı, onu hayatınıza çekmek için ihtiyaç duyduğunuz bilgilere erişmektir.

Kutsal denizlerde yüzen balıklar yüksek frekanslı sesler çıkarır. Size yaklaşmaları için onlarınkiyle uyumlu sesler çıkarmanız gerekir. Sürekli aklınızdan geçirdiğiniz düşünceler, duyabilmeye ihtiyaç duyduğunuz frekansa gerektiği gibi uyum sağlamanızı engeller. Sürekli düşünmek, etrafa sular sıçratarak balık tutmaya çabalamaya benzer. Konuşan insanların, tekne motorlarının, kornaların sesi ve dünyanın gürültüleri, balığın mesajına uyumlanmanıza engel olur.

Çamurlu suda yüzüyorsanız balığın size yaklaşması muhtemel değildir. Yaklaşsa bile onu görmemeniz olasıdır. Zihninizi boşaltarak berrak sulara girin. Gerçekten ne tür bir balık tutmak istediğinizi bildiğinizden emin olun. Aksi takdirde bir köpekbalığı yakalayabilirsiniz. Netlik tezahürün anahtarıdır.

Sakin ve net olup, frekansınızı her ne istiyorsanız onunla aynı seviyeye yükseltirseniz, istediğiniz şey size doğru çekilecektir. Açık yürekli, eğlenceyi seven ve neşeli bir arkadaş edinmek istiyorsanız, kendinizdeki bu özelliklerinizi geliştirmeniz gerekir. Tezahür ettirme becerisi yüce bir güçtür ve bunu başarmak ancak herkesin iyiliğini gözetmekle mümkündür. Bu yüzden tezahür ettirmeye niyetlendiğiniz şey konusunda tamamen net olabilmek için atılması gereken ilk adım, meditasyon yapmak ve içinizdeki rehbere kulak vermektir.

Düşünceleriniz netlik kazanınca, istediğiniz şeyi gözünüzde canlandırın. Görüntüler beynimizin yaratıcılığı düzenleyen sağ lobuna ulaştıkları için, imgelemek temel koşullardan biridir. İstediğiniz şeyin size doğru yaklaştığına mutlak bir inanç duymalısınız. Asla şüphe etmeyin. Asla vazgeçmeyin. Hayalinize bağlı kalın. Yüksek boyutlu bir varlık olduğunuzda, net görüşünüz ve inancınızı kullanarak cisimsizlik boyutundan materyal dünyaya ekmek somunları ve balıklar getirebilirsiniz.

Netlik kazanmakta zorlanıyorsanız, tam olarak ne istediğinizi kağıda dökün. Bir hayat arkadaşı istiyorsanız, onun sahip olmasını istediğiniz özelliklerin detaylı bir listesini yapın. Böylece beyninizin mantığı düzenleyen sol lobuna gerekli bilgiyi verebilirsiniz. Rahatlayıp bu insanı gözünüzde canlandırın. Böylece beyninizin yaratıcılığı düzenleyen sağ lobu, sol lobuyla eşzamanlı çalışabilir. Ardından sizin de aynı özelliklere sahip olduğunuzdan emin olun. Açık görüşlü, cana yakın bir insanın hayatınıza girmesini istiyorsanız, açık görüşlü ve cana yakın olup olmadığınızı gözden geçirin.

Bir otomobil istiyorsanız, tam olarak neye ihtiyaç duyduğunuzu yazın. Onu gözünüzde canlandırın. Sonra da Evren’e o otomobilin titreşimiyle uyumlu titreşimler gönderdiğinizden emin olun. Zihninizde küçük bir araba canlandırıyorsanız, bir Rolls Royce’u kendinize çekmeye çabalamanız işe yaramaz. Tezahür ettirdiğiniz şeye sahip olmanızın yarattığı güzel duyguları hissedebilmelisiniz. Tezahür ettirmek istediğiniz şeyin yüksek niteliklerine odaklanıp onlara uyumlanın. Belirli bir işi yapmak sizi tatmin edecekse, bu tatmin duygusuna odaklanın. İçinizdeki hisler size önerilen işle uyumlu bir hale gelinceye dek sizi tatmin edecek şeyler yapın. Böylece isteğiniz gerçekleşir.

Balığınızı tutmak için olta atmanın bir yöntemi de, bir kağıdın üzerine tam olarak ne istediğinizi çizmektir. Enerjinizin doğru olduğundan emin olun ve her rengin bir titreşimi olduğu için kullandığınız renklere dikkat edin. Resminizin üzerine “Şimdi herkesin iyiliği için bu ya da daha iyi bir şey tezahür edecek” yazın.

Evren size orkinos sunmaya hazırken bir hamsi de istemiş olabilirsiniz. İstediğiniz balığı kendine çekecek yemi oltanıza taktıktan sonra, bir yürüyüşe çıkıp balığın yemi yutmasını bekleyin. Başka bir deyişle, arzunuzdan sıyrılın. Ardından geri dönüp oltayı sudan çekmek için her ne yapmanız gerekiyorsa onu yapın.

Tezahür Yasası’nı harekete geçirmek için atılması gereken adımların sıralaması şöyledir:

  1. Sakin olun ve dinleyin.
  2. Ne istediğiniz konusunda son derece net olun.
  3. Rahatlayıp istediğiniz şeyin size ulaştığını imgeleyin.
  4. Titreşiminizi tezahür etmesini istediğiniz şeyle uyumlu hale getirin.
  5. Onun size doğru yola çıktığına yönelik mutlak bir inanç besleyin.
  6. Hayalinizden vazgeçmeyin ve tezahür etmesi için odaklanın.
  7. Gerekli durumlarda harekete geçin.

“Kutsal okyanuslara oltanızı atın. Frekansınızın hayalinizle uyumlu hale gelmesini sağlarsanız hayaliniz gerçekliğinize tezahür edecektir.”

8. Başarı Yasası

Materyalist bakış açısıyla, başarı arzu edilen sonuca ulaşmaktır. Sonuç kötü de olsa iyi de olsa, evrensel enerjinin özgür iradenizi desteklemesini aynı yasalar sağlar. Maddi başarıya ulaşmanın en kolay yolu Dikkat Yasası’nı kullanmaktır.

Ne istediğinizi netleştirin, yeterince özgüven ve kararlılığa sahip olun, sonra da hayalinizi gerçekleştirmek için sebatla çalışın. Sürekli ona odaklanın. Hedefinize ulaşmak için bu yasayı kullanıyorsanız, aklınızdan tek bir olumsuz düşünce bile geçirmemeniz gerekir. Daha da önemlisi, tek bir olumsuz imge bile ona ulaşmanızı engelleyebilir.

İnançlarınız çevrenize titreşim yayan bir enerji yaratır. Kendinize inandığınızda başarıya ulaşırsınız. İnançlarınızı gözden geçirip, hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmayanları dikkatle eleyin. Sevgi konusunda başarılı olmak için sevgi hakkındaki inançlarınızı gözden geçirin. Başarılı olmanızı sağlayacak inançlar şunlardır:

“Sevgiye layık bir insanım, diğer insanlara güveniyorum, başkalarının yaklaşımlarına sevgiyle karşılık veriyorum,onlara kalbimi açıyor, sahip olduklarımı cömertçe paylaşıyorum, rahatlıyorum ve sevgiye layık olduğuma inanıyorum”

İş hayatında başarılı olmanızı sağlayacak inançlar da şunlardır:

“İnsanlara güvenebiliyorum. Başarılı olmayı, güzel şeylere sahip olmayı hak ediyorum ve her şeyin üstesinden gelebilirim”

Evrensel bakış açısıyla, başarı kendimize inanmak, elimizden geleni yapmak ve herkes için en iyi sonucu elde etmektir. Enerjinizi doğru yöne kanalize ettiğinizde başarıya ulaşırsınız.

Kişisel ya da kolektif titreşimimiz dilediğimiz sonuçla uyumlu olduğunda başarıya ulaşırız.

Uyumlu davrandığınızda, insanlar dürüst olduğunuzu auranızdan sezerek size güven duyarlar. İnandığınız şeyleri açıkça söyleyip ‘sözünüzün eri’ olursanız, olumlu davrandığınız sürece başarıya ulaşmanız kaçınılmazdır.

Düşüncelerinizi beyninizin sol lobunda, imgeleri ise sağ lobunda depolarsınız. İmgeler düşüncelerden daha güçlüdür. Başarıya ulaşacağınızı düşünmenize rağmen zihninizde sürekli başarısızlık imgeleri canlanıyorsa, başarısızlığa uğrarsınız. Dahası, zihninizdeki düşünceler ve imgeler birbirine zıtsa, iki önemli özelliğiniz çatışma içerisinde demektir. Bu durum bunalıma, bitkinliğe ve kafa karışıklığına yol açar. Sol ve sağ beyniniz birbiriyle uyum içindeyse, başarılı olacağınızı düşünüp başarılı olduğunuzu imgeliyorsanız, başarıya ulaşmanız kaçınılmazdır.

Hiç çaba göstermediğiniz halde başarıya ulaşırsanız, bu karmanızın eserdir. Geçmiş bir yaşamınızda yaptığınız iyiliğin ödülünü şimdi topluyorsunuzdur. Karma sizin uygun bir zihniyetle, doğru yerde, doğru zamanda olmanızı sağlamıştır. Ruhunuzun yaşamlar boyu süren yolculuğu sırasında yatırımda bulunduğu enerjinin kaçınılmaz sonucudur. Banka soymak gibi şeyler yaparak kötülüğe hizmet ediyor ve olumsuz bir durumu imgeliyor olsanız da, ışık için çalışıp herkesin iyiliğini gözeterek insanlara yardımcı oluyorsanız da başarıya ulaşırsınız. Aradaki fark şudur:

Kötülük yaparken başarıya ulaşmak, bir yerde, bir yaşamda kaçınılmaz olarak ödenmesi gereken borçlar yaratır. Bu yüzden sonradan kötü şans peşinizi bırakmıyormuş gibi hissedersiniz. İyilik yaparken başarıya ulaşmak, ruhunuzun yükselişe doğru yaptığı yolculuğunu hızlandırır. Talih yüzünüze gülmüştür. İyi şans ve şanslı durumlar iyi karmanın sonuçlarıdır.

Başarıya ulaşmak için Akış Yasası’nı da takip etmeniz gerekir. Paslı tekerlek dönmez. Aracın ilerleyebilmesi için önce pasın temizlenmesi gerekir. Başarı Yasası’nı harekete geçirmek ve talihin yüzünüze gülmesini sağlamak istiyorsanız, eski yaşanmışlıkları geride bırakarak olumlu bir tavırla bulunmak istediğiniz noktaya odaklanın. Başarıya ulaşmak için, fiziksel, zihinsel ve duygusal kirlilikleri temizleyin. Nereye gittiğinizi bilmiyorsanız başarılı olamazsınız.

Denizi aşıp başka bir kıtaya ulaşmak istiyorsanız, yola çıkmadan önce bazı hazırlıklar yaparsınız. Varış noktanızın neresi olacağına karar verir, örneğin Marsilya ya da Calais arasında bir seçim yaparsınız. Varış noktanızı değiştirmeniz her zaman mümkündür. Rüzgarı ve akıntıları inceler, onları da hesaba katarsınız.

Teknenize gerekli erzakları yüklersiniz. Yola koyulmaya karar verdiğinizde motoru çalıştırırsınız. Birçok kişi tüm vakitlerini yolculuğu planlamaya harcamalarına rağmen asla yola koyulmadıkları için başarıya ulaşamazlar. Son olarak çapanızı toplar, yani eski yaşanmışlıklarla bağlantınızı koparıp farklı bir geleceğe doğru ilerleme riskini göze alırsınız.

Evrensel bakış açısına göre, başarı sizde yarattığı memnuniyet ve tatmin duygusuyla ölçülür. Milyonlar kazanmanıza rağmen büyük bir stres altındaysanız, evrensel yönden başarılı kabul edilemezsiniz. Piramidin zirvesine tırmanmış, fakat bu arada başkalarına zarar vermişseniz başarılı olduğunuz söylenemez.

Dürüstçe kazanılmamış zaferler için de aynı şey geçerlidir. Hedefinize işbirliği yaparak ve başkalarına yardımcı olarak ulaştıysanız, başarılı olmuşsunuz demektir.

Erguvan Özbek

Kişisel gelişim eğitmeni. Pazarlama uzmanı. Dijital pazarlama sevdalısı. Konuşmacı. Çözüm üreticisi. Düşünür.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu