Hak Eğitimi

10.Gün – Misyonunu bulma egzersizleri – 3.bölüm

Misyonunuzu bulmak için gerekli egzersizleri tamamlayın.

Merhabalar. Dünkü yazımda belirttiğim gibi bugün misyon rehberini derinlemesine inceleyeceğiz. Hayata tutku ile bağlanmanın yolunun, gerçek amacınızı bulmaktan geçtiğini biliyoruz. Kaderimizin efendisi olmaya karar verdik ve adım adım ilerliyoruz. Kuantum fizikten “gözlemci” olmaya, savaşçının manifesto sürecinden tutun kendimizi tanımaya kadar birçok konuda fikir edindik. Bu yazı serisi kendinizi onurlandırmanız, dharmanızı gerçekleştirmeniz ile ilgilidir. Gerçektir. Olması gerektiği kadardır. Toplamda 7-10 saatlik bir odaklı çalışma ile misyon ve vizyonunuzu tespit edecek ve bir daha asla rastgele bir hayat yaşamayacaksınız.

Herkesin bir misyonu vardır

Bu dünyaya belirli bir sebepten dolayı geldiniz. Tesadüfen bir uğrak yerinde onlarca yıl yaşadığınızı düşünmediğinize inanıyorum. Siz ebeveynleriniz vasıtasıyla, evrene hizmet amacınızı gerçekleştirmeye, insanlara ve dünyaya katkı sağlamaya geldiniz.

“Evrende tesadüf yoktur”. Her varlık son nefesine kadar olması gerekeni, olması gerektiği kadar yapacaktır. Tırtıl kelebeğe dönüşmelidir. Güneş her gün doğmalı ve batmalıdır. Dünya kendi etrafında dönmeli, her meyve tohumundan o meyve çıkmalıdır. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi “seçim” hakkıdır. Seçimleriyle var olur. Bu hakkı kullanmamak, nefes almamak ya da alıp vermemek gibidir. Bu hakkı bilinçli bir şekilde kullanmamak, insanın kendisine verdiği en büyük zarardır.

Herkes seçimlerinin sonucunu yaşayacaktır. Geriye yaslanıp geçmişinize baktığınızda daha önceki seçimlerinizin bugün yaşadığınız hayata sebep olduğunu görebilirsiniz. Eğer trajediler yaşıyorsanız, hayatınızda işler yolunda gitmiyorsa bu çalışma sizin için elzemdir.

Son nefesinize kadar

Misyon hiç bir zaman son bulmaz. Hep var olur. Son nefesinizi verinceye kadar yerine getirmelisiniz. Yaşınızın, durumunuzun önemi yoktur. Huzurla gözlerinizi son defa kapatıncaya kadar arzulu, tutkulu bir şekilde hayat amacınız doğrultusunda yaşamalısınız. Raf ömrü yoktur. Hep tazedir. Yaptıklarınız cenazenizde sizin için söylenenlere kanıt olacaktır. Gerçek savaşçı hayat oyununda hep ön safhalardadır. Gerçek dünya aksiyon sofrasıdır. Sofra hep doludur.

İşiniz & Ticaretiniz

Toplumun çoğunluğu misyonu mistik bir yaklaşım gibi görür. Halbuki değildir. Hayatı belirli normlarda yaşamaktır. Keskin amaçlar doğrultusunda aksiyon almaktır. Geliriniz misyonunuzun bir parçasıdır. Parçası olmalıdır. Gerçek amacınız sizi sadece ruhsal olarak değil, finansal açıdan da doyurur. Sürekli akar. Alınır ve verilir. Verilir ve alınır. Bununla birlikte misyon para kazanmak değildir. Para kazanmak bir çıktıdır. Sonuçtur. Sonradan gelir. Hayal ve hedefleriniz gelirle alakalı olamaz.

Gelir yaşamınızın bir parçasıdır

Para kazanmak, hayat oyununuzun bir parçasıdır. Amacı değildir. Yapıyor olduğunuz ticaret ya da mesleğiniz, işiniz amacınızın içinde bir bölümdür. Eğer gerçek amacınızı keşfetmiş ve bu doğrultu da yaşıyorsanız kendiliğinden gelir. Ne kadar isterseniz o kadar gelir. Akmıyorsa daha önce bahsettiğim gibi, geçmişten para kazanma ile ilgili blokajlarınız ve engelleriniz vardır. Meditasyon yaparken gözlemci pozisyonunda düşüncelerinize bakarak, iç sesinizi dinleyerek hangi engelleri koyduğunuzu görebilir, tespit ettiğiniz konularda yeni seçimler yapabilirsiniz.

Misyonunuz rolünüz değildir

Yapıyor olduğunuz meslek misyonunuz değildir. Annelik bir misyon değildir. Avukatlık bir misyon değildir. Araçtır. Vizyonunuzdur ( bu konuya yarından sonra değineceğiz ). Anne olarak amacınızı gerçekleştirebilirsiniz. Ya da doktor olarak amacınızı gerçekleştirebilirsiniz. Roller amacınızın yardımcısıdır.

Başkalarına hizmet etmek

Misyon; kaderin görev çağrısıdır. Yaşam sebebidir. Başkalarına hizmet etmek, sizin doğal yeteneğinizin ifadesine ihtiyacı olan varlıklara yardımcı olmaktır. Hepimiz evrenin hizmetkarıyız. Büyük bir şeyin parçasıyız. Bizden, bedenimizden, aklımızdan daha büyük bir oluşumun bir kısmıyız. Bir yap-bozun içinde tamamlama görevi olan bir parça.

Hareket ve aksiyon

İnsan olmanın manifestosuna tekrar bir göz atalım. Düşünceler ve duygular iç dünyanız, sonuçlar ise dış dünyanızı oluşturur. Aksiyon; iç dünyanız ile dış dünyanızı birbirine bağlayan köprüdür. O halde bu dünyada harekete geçmek, aksiyon almak kadar önemli başka bir görev yoktur. Cesaretle, her defasında bir adım ileri gitmekle yapabileceklerimizin sınırı yoktur.

Misyonun büyüklüğü

Misyon vardır ve olmalıdır. Ne kadar büyük olduğu önemli değildir. Amacınız doğrultusunda atacağınız her adım sizi olması gereken yere götürecektir. Burada “sürekliliğin” misyonun gerçekleşmesine olumlu katkısını aktarmak isterim.

Acı çekmek

Misyonun acı çekmekle bir alakası yoktur. Yaratıcıya yakın olmak için kendini kırbaçlayanlar, acı çekmeden ruhunun büyümeyeceğine inananlar için çok üzgünüm. Egolarının oyuncağı durumundalar. Diğer bir deyişle şartlandırılmış akıllarıyla bulundukları toplumsal kesimin etkisinde hareket ediyorlar.

Evren her yerde. İçimizde. Yaratım; gözünüzle gördüğünüz, elinizle dokunduğunuz, kulağınızla işittiğiniz, dilinizle tattığınız, burnunuzla kokladığınız her yerde. Bu muhteşem birliktelikleri anlamak için acı çekmeye, üzüntü duymaya gereklilik, bir çok yazımda bahsettiğim gibi egoyu beslemek temellidir. Egoiktir.

Kontrol

Hayatınızda kaç kişiyi kontrol etmeye çalıştınız? Peki başarılı olabildiniz mi? Ne cevap verirseniz verin bu mümkün değil. Her varlık birbirinden bağımsızdır. Hisleri, duyguları, tepkileri farklıdır. Çevrenizdeki insanların ne hissedeceğini kontrol etmeniz mümkün değildir. Bununla birlikte destek olabilirsiniz. Bu sonucu elde etmelerine yardımcı olabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse; karşınızdaki kişiyi mutlu edemezsiniz. Ama mutlu olmasına yardımcı olabilirsiniz. Amacınız yardımcı ve destekçi olmaktır. Sonuca kişinin kendisi karar verecektir. Bu evrensel yasalardan hür iradenin yansımasıdır.

Misyonunuzu şu anda yaşıyor olabilirsiniz

Sabahları büyük bir tutku ve heyecanla erkenden kalkıyorsanız, insanlara belli konularda yardımcı olmak için içinizde tutuşan bir alev var ise misyonunuzu yaşıyor olabilirsiniz. Ne yaparak doluyor ve taşıyorsunuz? Yazın ve emin olun. Belki eksik kalmış kısımlar olabilir. Onları bu eğitimde tamamlayabilirsiniz.

Ruhsallık

Misyonunuzu bulmak ruhsal bir çalışmadır. Aklınızın en ücra köşelerine inip gördüğünüz engelleri, negatif yaşam tecrübelerinizi, gereksiz otları, çerçöpü kalbinizle temizleme işidir. Bir kere tespit ettiğinizde de sizi hayatınızın her anında aksiyona yönlendirecek bir tetikleyicidir. Bu yüzden misyon sahibi olduğunuzda, bu misyonu yerine getirebileceğiniz vizyonlara ihtiyacınız olacak. Bu da bir sonraki günün konusu…

Sen seçersin

Misyonunu sadece sen seçebilirsin. Bu sebeple egzersizleri yapıyorsun. Kendinle baş başasın. Cevapların sana ait. Kendini keşfetme ve misyonunu bulma egzersizleri seni sana gösteriyor. Ne kadar samimi ve gerçek cevap verirsen o kadar direk gelecektir. Başkası veremez. Başkası sadece destek olabilir. Hazır yemek gibi hazır misyon yoktur.

Kalpten gelir

Misyonunuzu sadece kalbinizle bulabilirsiniz. Akıldan değil kalpten gelir. Nasıl sorusuna kalp cevap verir. Ruhsal bir sözleşmedir. Elinize verilen bir şey değil. Kemiklerinize, iliklerinize kadar hissedersiniz. Uyuyamazsınız. Görev çağırdığında yerinizde duramazsınız. Siz O’sunuzdur. Sizi çağıranda yine sizsiniz.

Sürekli gelişim

Misyonunuz sizi sürekli değişime zorlayacaktır. Hayat akar. Bu akışa uymanız gereklidir. Seçtiğiniz amacınızda güncellemeleri, yeni açılımları, değişen dünyayı takip etmek ve ayak uydurmanız gerekmektedir. Yemeği ocak varken tüpte pişirmeye benzer. Bir çok insan değişimden korkar. Konfor alanında kalır. Dışına çıktığında “egosu” kafasına kafasına vurur. Halbuki internet sitemdeki yazıları okuduğunuzda, korkunun hep var olacağını, hayat oyununun bir parçası olduğunu, onu yönetmeyi öğrenmeniz gerektiğini göreceksiniz.

Bugünkü egzersizlerimize geçmenin vakti geldi;

Çalışma kitapçığınızı indirmek için buraya tıklayınız!

Misyonunu bulma egzersizleri – 3. ve son bölüm

Tutkularınız ( lehinize ya da aleyhinize çalışan )
  1. Dünya ve insanlar hakkında sizi neler heyecanlandırır? Yazınız.
  2. İnsanlarda hangi nedene ve sebebe güçlü bir şekilde inanıyorsunuz? Sizce niye bu dünyaya geldik?
  3. Ne ve hangi sebep için ayağa kalkar ve savaşırsınız?
  4. İnsanlar ile ilgili kızgınlıklarınız neler? Bu dünya da neler oluyor?
  5. Neye ve hangi sebebe karşı ayağa kalkar ve savaşırsınız?
  6. Bir grup insanla bir araya gelip onları sarsmak ve uyandırmak için kiminle ve nasıl konuşurdunuz? Mesajlarınız ne olurdu?
Katkılarınız

Doğal yeteneklerinizi, tutkularınızı, inançlarınızı kullanarak, başka insanlara, canlılara, çevreye ya da dünyaya nasıl hizmet ederdiniz?

Yarın misyon oluşturmanın formülünü kullanarak kendinize ait misyonunuzu belirleyeceksiniz.

Sevgiler.

Erguvan Özbek

İnstagram ve Telegram’da takip için tıklayınız!

Erguvan Özbek

Kişisel gelişim eğitmeni. Pazarlama uzmanı. Dijital pazarlama sevdalısı. Konuşmacı. Çözüm üreticisi. Düşünür.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu